29 Ocak 2010 Cuma

Hazırlıklar Ne Durumda?

Senin geleceğini haber alanlar "Hazırlıklar ne durumda? Neler yapıyorsunuz?" diye soruyorlar. "Ocak ayı sonu itibariyle hazırlıklar son hızla devam ediyor. 3 hafta önce dolap, yatak, komodinden oluşan oda takımının siparişini verdik. Hemen her haftasonu giyim mağazalarını dolaşıyoruz. " diye cevap veriyoruz.

Babaannen sana birbirinden güzel rengarenk hırkalar, başlıklar, yelekler örüyor. Annen bugün Bandırma'ya gitti. Anneannenle birlikte Bandırma 'da çarşıda, pazarda dolaşıp sana özel alışveriş yapacaklar. İşyerinden izin alamadığım için annene eşlik edemedim. Ama ben de üstüme düşeni yapıyorum bu arada. Bilişim uzmanı olarak senin için bir web sayfası tasarlıyorum. Yani anlayacağın sen geliyorsun diye ailedeki hemen herkes kolları sıvamış durumda... Belki de ailenin en şanslısı sen olacaksın...

Bir de sana bir isim bulacağız tabii... Sana yakışan, soyadınla uyumlu, kulağa hoş gelen bir isim araştırıyoruz. Akrabalarımızdan, dostlarımızdan fikir alışverişi yapıyoruz. Elbette ki son karar bizim...

İşte böyle sevgili kızım...Emin ol sen doğana kadar daha neler olacak? Hayatımıza katacağın güzellikleri şimdiden merakla bekliyorum. Annenle birlikte hayaller kuruyoruz. Senin de hayallerin olacak. Sen de onu gerçekleştirmek için istekli ve sabırlı olmalısın.

Seni dört gözle bekleyen Baban.

1 Ocak 2010 Cuma

Yaşam Yolculuğu

Bugün 2010 yılının ilk günü... Annenin karnında 5 ay geride kaldı. Tam 4 ay 15 gün sonra (yaklaşık olarak) aramıza katılıyorsun. Dünyaya gözlerini açıyorsun.

Yaşam yolculuğuna başlarken biz sana boş bir defter hazırladık. Önce biz onu dolduracağız. Sonra hep birlikte sayfalarını çevireceğiz güzel resimler yaparak, güzel sözler yazarak ve daha sonra sen eline alacaksın bu defteri... Sen yazmaya başlayacaksın kendi sözlerinle, tıpkı bir yağlı boya tablodaki gibi sen bezeyeceksin kendi yaşamını kendi renklerinle... Defterin sayfalarını bir bir çevireceksin, oturmuş yapraklarını çevirdiğinde belki yanında olmayabiliriz. Olsun varsın, biz seni sanki yanında imiş hissettireceğiz.
O yüzden adımız ANNE- BABA olarak geçiyor. Yanında olmasak da, hep varmış gibi davranmak...
Peki bunu nasıl yapacağız? Çok kolay bir iş değil biliyorum. İlk olarak bizden daha yürekli, daha önde ve daha atak olman... Bunlar yeterli diye düşünüyorum.

Şimdilik hoşçakal kızım...

25 Aralık 2009 Cuma

duygusal bir baba

Hayatımızda kilometre taşları denilen önemli dönüm noktaları vardır. Kilometre taşı demişken sen şu anda annenin karnında bulunuyorsun. Gebeliğin dördüncü ayındayız. Maceran çoktan başladı. Sen erken yola çıktın yalnız. Sonra annen sana eşlik etti. Anladı senin yolda olduğunu. Bir gün "Tebrikler canım! Baba oluyorsun." dediğinde önce bunun bir şaka, ardından bir gerçek olduğunu anladım. Artık kafam karışmıştı. O anki durumumu sana annen anlatsın. Ultrason sonuçlarını gösteren hareketli görüntülerini gördüğümüzde heyecanımız bir kat daha arttı.

Kulağımı annenin karnına koyup can kulağıyla seni dinliyorum. Ama sesin çıkmıyor. Sadece hareketlerinle annen seni algılayabiliyor. Ben ise anneni dinliyorum. Bak kızı bugün şunu yaptı, bunu yaptı diye. Aklıma gelmişken, annene geçenlerde bir tekme sallamışsın. Önce annene "canın yandı mı?" diye sordum. Şu sıralar annene iyi bakmak zorundayız. Çünkü seni taşıyor. Bana bakıyor. Sen doğduktan sonra her ikimizde seni taşıyor olacağız.

Gün gelecek, kollarımızdan ayrılacaksın, ellerimizi tutmayacaksın. Ardına bakmayıp durmadan koşacaksın kimbilir. Ama biz hep seni gözlüyor olacağız. Yalnız olduğunu hissetsen bile, ben baban olarak senin hayatının en iyi arkadaşı, sırdaşı olacağıma şimdiden söz veriyorum.

26.12.2009
Cumartesi
00:17

20 Aralık 2009 Pazar

Dünyayı Keşfet

Annemin güzel bir lafı vardır. "Kimse anasının karnında bu dünyayı tanımadı." Bu lafı aklında çıkarma sakın. Daima hatırla. Ben, annen, çevrendeki büyüklerin uzun bir yaşam deneyiminden sonra dünyayı tanıdılar ve hala tanımaya, araştırmaya devam ediyorlar.

Önceki yüzyılda doğmuş birisi olarak biraz daha geç gelmeyi isterdim bu koca dünyaya. Mesela senin doğduğun yıl 2010 yılı gibi... Ne olurdu erken doğsam? Daha hızlı öğrenirdim. Daha çavuk kavrardım. Diğer taraftan acaba çabuk sıkılır mıydım acaba? Evet sıkılabilirdim.

Sen de tanıyacaksın, iyiyi kötüyü, acıyı tatlıyı... İnsanoğlu hemen her şeyi bilmek ya da kavramak zorunda değil, buna ne zamanımız var, ne de gücümüz, enerjimiz...

O yüzden sana baban olarak ilk tavsiyeyi veriyorum.
Zamanını doğru kullan. Herkese eşit olarak verilen bir nimettir zaman.

Kısa zamanda çok şey öğrenmek değil, uzun zamanda işine yarayacak bilgiyi ayıklayarak gelecekte kullanabileceğin bilgileri edinmen yerinde olacaktır. Her zaman olduğu gibi biz de senin dünyayı tanımanda yanında olacağız. Seninle tekrar keşfedeceğiz bu koca dünyayı, bilmediğin epey şey var. Bana ve annene soracaksın. Kimi zaman bilemeyeceğiz sorduğun soruları. Cevapları hep birlikte arayacağız.

Sen bizim çocukluğumuzsun. Seninle çocuk olacağız. Sen de bizimle büyük olacaksın. Seninle doğup hep birlikte yaşlanacağız. Şunu derim ki sana, bu dünyadaki en önemli rehberlerin annenle ben olacağım.

5 Aralık 2009 Cumartesi

Hoş Geldin Bebeğim!

Sevgili Bebeğim,

Ya da kızım demeliyim. Artık cinsiyetini de biliyoruz...
Hoş geldin dünyamıza...
Sefalar getirdin içimize...
Heyecanlıyım, sevinçliyim, gururluyum.

Bu satırları yazıyorum çünkü;
1. Baba olmanın ne demek olduğunu çocuğuna nasıl davranması gerektiğini öğrenmeye çalıştığım dönemdeyim. Biraz sabırsız ve beklemeye tahammül edemediğim için babalığa alışma ve bir tür tek kişilik sohbet turları bunlar...

2. Düşündüm de, yıllar sonra annen ve baban olarak unutamadığımız bu günleri sana anlatmak için hayata ve bizlere dair notlar çıkarmak.

3. İkimizin de eğleneceği bir günlük yazmak. Günlüğün ötesinde seninle konuşmaya alıştırmak kendimi, hissettiklerimi seninle daha doğmadan paylaşabilmek.

4. Kimbilir yıllar sonra bu satırları okurken "Yahu ne gerek vardı bunlara?" diyeceksin. Hüzün ve mutluluk kokan yazılar yazmak, kişisel tarihimizi oluşturan kilometre taşlarını koymak amacım.

büyümekti bir zamanlar benim derdim
bir başına...

sonra iki olduk...
şimdi sıra üçüncüde..


Evet şimdi sahneye çıkma sırası sende...Biz annen baban olarak şu sıralar seni nasıl bir yaşamın beklediğini düşlerken, sen de bizim nasıl bir anne baba olacağımızı merak ediyor olmalısın...Sayılı günler çabuk geçer. Konuşmak, paylaşmak, anlatmak için önümüzde epeyce zamanımız var.

Şunu bilmeni isteriz ki, seni kucağımıza alacağımız günü iple çekiyor, mutlu ve huzurlu bir aile ortamı diliyorum. Elimizden gelenin en iyisini, en güzelini ve en yakışanını sana sunmak için var gücümüzle çalışacağız.

Şimdilik hoşçakal canım kızım...

06.12.2009 03:14