Hayatımızda kilometre taşları denilen önemli dönüm noktaları vardır. Kilometre taşı demişken sen şu anda annenin karnında bulunuyorsun. Gebeliğin dördüncü ayındayız. Maceran çoktan başladı. Sen erken yola çıktın yalnız. Sonra annen sana eşlik etti. Anladı senin yolda olduğunu. Bir gün "Tebrikler canım! Baba oluyorsun." dediğinde önce bunun bir şaka, ardından bir gerçek olduğunu anladım. Artık kafam karışmıştı. O anki durumumu sana annen anlatsın. Ultrason sonuçlarını gösteren hareketli görüntülerini gördüğümüzde heyecanımız bir kat daha arttı.
Kulağımı annenin karnına koyup can kulağıyla seni dinliyorum. Ama sesin çıkmıyor. Sadece hareketlerinle annen seni algılayabiliyor. Ben ise anneni dinliyorum. Bak kızı bugün şunu yaptı, bunu yaptı diye. Aklıma gelmişken, annene geçenlerde bir tekme sallamışsın. Önce annene "canın yandı mı?" diye sordum. Şu sıralar annene iyi bakmak zorundayız. Çünkü seni taşıyor. Bana bakıyor. Sen doğduktan sonra her ikimizde seni taşıyor olacağız.
Gün gelecek, kollarımızdan ayrılacaksın, ellerimizi tutmayacaksın. Ardına bakmayıp durmadan koşacaksın kimbilir. Ama biz hep seni gözlüyor olacağız. Yalnız olduğunu hissetsen bile, ben baban olarak senin hayatının en iyi arkadaşı, sırdaşı olacağıma şimdiden söz veriyorum.
26.12.2009
Cumartesi
00:17
25 Aralık 2009 Cuma
20 Aralık 2009 Pazar
Dünyayı Keşfet
Annemin güzel bir lafı vardır. "Kimse anasının karnında bu dünyayı tanımadı." Bu lafı aklında çıkarma sakın. Daima hatırla. Ben, annen, çevrendeki büyüklerin uzun bir yaşam deneyiminden sonra dünyayı tanıdılar ve hala tanımaya, araştırmaya devam ediyorlar.
Önceki yüzyılda doğmuş birisi olarak biraz daha geç gelmeyi isterdim bu koca dünyaya. Mesela senin doğduğun yıl 2010 yılı gibi... Ne olurdu erken doğsam? Daha hızlı öğrenirdim. Daha çavuk kavrardım. Diğer taraftan acaba çabuk sıkılır mıydım acaba? Evet sıkılabilirdim.
Sen de tanıyacaksın, iyiyi kötüyü, acıyı tatlıyı... İnsanoğlu hemen her şeyi bilmek ya da kavramak zorunda değil, buna ne zamanımız var, ne de gücümüz, enerjimiz...
O yüzden sana baban olarak ilk tavsiyeyi veriyorum.
Zamanını doğru kullan. Herkese eşit olarak verilen bir nimettir zaman.
Kısa zamanda çok şey öğrenmek değil, uzun zamanda işine yarayacak bilgiyi ayıklayarak gelecekte kullanabileceğin bilgileri edinmen yerinde olacaktır. Her zaman olduğu gibi biz de senin dünyayı tanımanda yanında olacağız. Seninle tekrar keşfedeceğiz bu koca dünyayı, bilmediğin epey şey var. Bana ve annene soracaksın. Kimi zaman bilemeyeceğiz sorduğun soruları. Cevapları hep birlikte arayacağız.
Sen bizim çocukluğumuzsun. Seninle çocuk olacağız. Sen de bizimle büyük olacaksın. Seninle doğup hep birlikte yaşlanacağız. Şunu derim ki sana, bu dünyadaki en önemli rehberlerin annenle ben olacağım.
Önceki yüzyılda doğmuş birisi olarak biraz daha geç gelmeyi isterdim bu koca dünyaya. Mesela senin doğduğun yıl 2010 yılı gibi... Ne olurdu erken doğsam? Daha hızlı öğrenirdim. Daha çavuk kavrardım. Diğer taraftan acaba çabuk sıkılır mıydım acaba? Evet sıkılabilirdim.
Sen de tanıyacaksın, iyiyi kötüyü, acıyı tatlıyı... İnsanoğlu hemen her şeyi bilmek ya da kavramak zorunda değil, buna ne zamanımız var, ne de gücümüz, enerjimiz...
O yüzden sana baban olarak ilk tavsiyeyi veriyorum.
Zamanını doğru kullan. Herkese eşit olarak verilen bir nimettir zaman.
Kısa zamanda çok şey öğrenmek değil, uzun zamanda işine yarayacak bilgiyi ayıklayarak gelecekte kullanabileceğin bilgileri edinmen yerinde olacaktır. Her zaman olduğu gibi biz de senin dünyayı tanımanda yanında olacağız. Seninle tekrar keşfedeceğiz bu koca dünyayı, bilmediğin epey şey var. Bana ve annene soracaksın. Kimi zaman bilemeyeceğiz sorduğun soruları. Cevapları hep birlikte arayacağız.
Sen bizim çocukluğumuzsun. Seninle çocuk olacağız. Sen de bizimle büyük olacaksın. Seninle doğup hep birlikte yaşlanacağız. Şunu derim ki sana, bu dünyadaki en önemli rehberlerin annenle ben olacağım.
5 Aralık 2009 Cumartesi
Hoş Geldin Bebeğim!
Sevgili Bebeğim,
Ya da kızım demeliyim. Artık cinsiyetini de biliyoruz...
Hoş geldin dünyamıza...
Sefalar getirdin içimize...
Heyecanlıyım, sevinçliyim, gururluyum.
Bu satırları yazıyorum çünkü;
1. Baba olmanın ne demek olduğunu çocuğuna nasıl davranması gerektiğini öğrenmeye çalıştığım dönemdeyim. Biraz sabırsız ve beklemeye tahammül edemediğim için babalığa alışma ve bir tür tek kişilik sohbet turları bunlar...
2. Düşündüm de, yıllar sonra annen ve baban olarak unutamadığımız bu günleri sana anlatmak için hayata ve bizlere dair notlar çıkarmak.
3. İkimizin de eğleneceği bir günlük yazmak. Günlüğün ötesinde seninle konuşmaya alıştırmak kendimi, hissettiklerimi seninle daha doğmadan paylaşabilmek.
4. Kimbilir yıllar sonra bu satırları okurken "Yahu ne gerek vardı bunlara?" diyeceksin. Hüzün ve mutluluk kokan yazılar yazmak, kişisel tarihimizi oluşturan kilometre taşlarını koymak amacım.
büyümekti bir zamanlar benim derdim
bir başına...
sonra iki olduk...
şimdi sıra üçüncüde..
Evet şimdi sahneye çıkma sırası sende...Biz annen baban olarak şu sıralar seni nasıl bir yaşamın beklediğini düşlerken, sen de bizim nasıl bir anne baba olacağımızı merak ediyor olmalısın...Sayılı günler çabuk geçer. Konuşmak, paylaşmak, anlatmak için önümüzde epeyce zamanımız var.
Şunu bilmeni isteriz ki, seni kucağımıza alacağımız günü iple çekiyor, mutlu ve huzurlu bir aile ortamı diliyorum. Elimizden gelenin en iyisini, en güzelini ve en yakışanını sana sunmak için var gücümüzle çalışacağız.
Şimdilik hoşçakal canım kızım...
06.12.2009 03:14
Ya da kızım demeliyim. Artık cinsiyetini de biliyoruz...
Hoş geldin dünyamıza...
Sefalar getirdin içimize...
Heyecanlıyım, sevinçliyim, gururluyum.
Bu satırları yazıyorum çünkü;
1. Baba olmanın ne demek olduğunu çocuğuna nasıl davranması gerektiğini öğrenmeye çalıştığım dönemdeyim. Biraz sabırsız ve beklemeye tahammül edemediğim için babalığa alışma ve bir tür tek kişilik sohbet turları bunlar...
2. Düşündüm de, yıllar sonra annen ve baban olarak unutamadığımız bu günleri sana anlatmak için hayata ve bizlere dair notlar çıkarmak.
3. İkimizin de eğleneceği bir günlük yazmak. Günlüğün ötesinde seninle konuşmaya alıştırmak kendimi, hissettiklerimi seninle daha doğmadan paylaşabilmek.
4. Kimbilir yıllar sonra bu satırları okurken "Yahu ne gerek vardı bunlara?" diyeceksin. Hüzün ve mutluluk kokan yazılar yazmak, kişisel tarihimizi oluşturan kilometre taşlarını koymak amacım.
büyümekti bir zamanlar benim derdim
bir başına...
sonra iki olduk...
şimdi sıra üçüncüde..
Evet şimdi sahneye çıkma sırası sende...Biz annen baban olarak şu sıralar seni nasıl bir yaşamın beklediğini düşlerken, sen de bizim nasıl bir anne baba olacağımızı merak ediyor olmalısın...Sayılı günler çabuk geçer. Konuşmak, paylaşmak, anlatmak için önümüzde epeyce zamanımız var.
Şunu bilmeni isteriz ki, seni kucağımıza alacağımız günü iple çekiyor, mutlu ve huzurlu bir aile ortamı diliyorum. Elimizden gelenin en iyisini, en güzelini ve en yakışanını sana sunmak için var gücümüzle çalışacağız.
Şimdilik hoşçakal canım kızım...
06.12.2009 03:14
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)